30 Mayıs 2008 Cuma

Spor- Büyüyorum, eğleniyorum, öğreniyorum

Büyüyorum, eğleniyorum, öğreniyorumun bu haftaki konusu "spor".
Eşimle, daha kızıma hamileyken başlayan, hayal dünyamızın esintileri eşliğindeki konuşmalarımız, "ben tenisçi olmasını istiyorum Gökhan abisi gibi (geçlerde, kendi yaş grubunda türkiye birincilikleri mevcut, dünya yakışıklısı, örnek alınası abimiz)veya Berk abisiyle (NBA'deki basketbolcular kadar uzun bir o kadar yetenekli )ve dayısı gibi basketbolla da ilgilenebilir, aslında bak eskrimde olabilir ama müzikle de uğraşsın binicilik, voleybol, aa yüzme mutlaka yapsın bak oda güzel olur lak lak lak ... " diye uzar giderdi. Eskiden konuşurduk demek yanlış olur, çünkü bu konu üzerine sohbetlerimiz özellikle şu dönemlerde daha da sıklaşmaya başladı. Ne kadar, çocuğun fiziksel ve ruhsal yetkinlikleri veya zevkleri göz önünde bulundurulması gerekse de, biz kendimizi, Wimbledon'u ilk kazanan Türk tenisçinin veya yüzmede dünya rekorları kıran ilk Türk yüzücünün, kızımız olması hayallerinden alamıyoruz.
Ama biz ne planlarsak planlayalım, bütün bu konuşmalarımıza rağmen, kızımız spor hayatına yürüyüş ile başladı, pardon başlatıldı. Daha öncede bahsetmiştim minnoşumn insülini yüksek çıktı ve doktor bize diyet, egzersiz verdi diye. Diyetimiz sadece, zaten yemediği aburcuburları kesmekle sınırlı, egzersizimiz ise, doktor tavsiyesi kaynaklı günlük 30-40 dak yürüyüş. Ee tabi, eldeki sporcu sadece 20 aylık olunca, bu aktiviteyi eğlence haline getirmek için biraz çaba sarfetmek gerekli. Bu çabanın sonucuda zaten bu haftaki aktivite konusu... Yani fırsat ayağımıza geldi. Belgeleyip değerlendirmeli...
Geçen pazar, sporumuzu gerçekleştirmek için, evimize en uzak parkı hedefleyip, kızımıza oradaki kum havuzundan ve büyüklerin üzerinde spor yaptığı aletlerden bahsedip yola çıktık. Yürüyüş planlarken, park ve kumda oynama kelimelerini yanyana duyan kızım hızla koşmaya başladı. Oturduğumuz semt itibariyle 20 mt bir park mevcut. Ama bu parkları koşan bir kızdan uzak tutup, görmemesini sağlamak için, bir elinde fotoğraf makinesi taşıyan anne ve çocuk malzemeleri dolu çanta taşıyan baba, kızının arkasında ve etrafında koşmaktan, kahkahalar atıp konuşmaktan, planlanandan daha fazla enerji harcadık. Sonuçta zaten parka ulaştığımızda, kızım hala kahkahalar atıyordu, ama karıkoca dillerimiz dışarda, derin derin soluyorduk. Ufak bir mola anından sonra, küçük atleti spor aletleri ile teker teker tanıştırdık. Hepsine ayrı bir ilgi alaka göstedi, kurcaladı, pedallarını çevirdi. Yani sporun bir çeşidiyle daha tanıştı. Fakat havlayan köpek seslerini duyunca yine en favori sporuna, koşuya geri döndü. Biraz yürüyerek, biraz koşarak parkımızın büyük gölgeli ağaçlarının altındaki, kum havuzu ve çocuk parkına erişebildik. O gün kızımın bu egzerzsiz meselesinden pek bir hazettiğini öğrendim, yeterki hedef güzel olsun. Ben bu spor meselesinin burada kalacağını pek sanmıyorum. Eğlendiği ve mutlu olduğu diğer spor dalları ile ilgilendiği günleride
buraya yazabilmeyi umuyorum. O gün diğer insanları da, bir hareket ve eğlence halinde görmek, aslında sağlığı için gerçekleştirdiğimiz bu aktiviteyi onun için ayrıca güzel kıldı. Geçirdiği zamandan keyif aldı, şimdilik spor aletlerini efor sarfedecek aletlerden saymayıp, oyuncak olarak değerlendirdi, hatta bunları büyüklerin oyuncakları olarak bile görmüş olabilir. Hem onun için, hemde sağlığı için iyi bir şeyler yapmanın huzuru, bizi ayrıca tatmin etti. Yine ailecek, hep birlikte spor yaparak, büyüdük,eğlendik, öğrendik.

5 yorum:

Ebruli dedi ki...

İlkaycım; minik İrem'i, minik kurabiyemi çok ama çok öpüyorum. O tombiş kollarını sıkıştıra mıncıklaya onu sevmek istiyorum artık...

ferulago dedi ki...

Ne zamandır yazacağım ancak fırsat bulabildim. Fotoğraflarda yüzleri tam vermeyişiniz çok merak uyandırıcı. Kenardan köşeden görebilir miyim acaba diye sağdan soldan bakıyorum ama nafile. Tatlı İrem'in ve sizlerin yeni bir resmini özelden rica edeyim ben de. Facebooklarınızda fazla birşey yok onları da kontrol ettim :)

pelincelezzetler dedi ki...

İrem çok şeker,ne tatlı keşfetmiş herşeyi...Bu gibi zamanlarda anne ve baba daha çok spor yapmış oluyor:)
Sevgiler..

İLKAY dedi ki...

Ebru: Evet ya kızın sevilme çağı geçecek siz daha karşılaşmadınız. Amaaaa buda sana süpriz olsun önümüzdeki hafta sonu büyük bir ihtimalle Ankaradayız...

Ceyda: Baaakkk gördünmü amacımıza ulaşmışız demekki... Hımmm sırf bu yüzden geliyorsundur allah bilir sayfalarımıza. Ama şaka bir yana hani ne olur ne olmaz mahiyetli fotoğraf başka yerde kullanılabilir sebebiyeti tedbir paketi... Ama al buda sana süpriz olsun sanada aynı süpriz ama olsun Ankaraya geleceğiz. Umarım açık ve seçik görebilirsin kızımızı. Söz yüzünü saklamayacağız. Acaba oradada saklasak sen kocanı alıp gelirmisin İstanbul'a???

Pelin: Ahh canım ya sorma hafta sonlarından sonra karı koca ancak çarşambaya yorgunluğumuzu atmış oluyoruz:)) Ağır spor hemde...

pelincelezzetler dedi ki...

Misafirlerin geldi bizi unuttun:))Kolay gelsin ...
Sevgiler..