
Biz sadece "Büyüyorum, Eğleniyorum, Öğreniyorum" aktiviteler dizisini uygulamıyor, aynı zamanda, halihazırda uygulamış olan diğer blogları da takip ediyoruz. Sağolsun
Archisugar Esra kendi blogunda, kimlerin hangi aktiviteye katıldıklarını duyuruyor. Böylece herkes birbirini takip edip,örnek alabiliyor. Keza bende, bir önceki SU aktivitesine yetişemeyip ve
Esra'nın uygulayıp yazdıklarının birkısmını denemek istiyordum. Zaten, minik balığım tam bir su sever. İlk doğduğu günün gecesinde, hemşirelerin odamızdan alıp, banyo yaptırdıklarından beri, her akşam rutin olarak banyolarımız devam ediyor. Su kuşum, aslında denize 9 aylıkken vakıf oldu ama hatırladığını hiç sanmıyorum. Nitekim fırsat, İstanbul'da yaşamamıza rağmen ayağımıza yine Ankarada geldi. Eymir gölü Ankaralıların yakinen tanıdıkları, benim gölmü, göletmi olduğuna karar veremediğim ve galiba bilmediğim minicik bir gölcük. Aldığımız bir davetle gittik, eskiden sıksık gittiğimiz, ama daha önce hiç bu kadar kalabalık görmediğim göle. Amaç küvetten başka, daha büyük su birikintileri ile kızımı tanıştırıp, adının göl olduğunu ve göle taş atmanın ne kadar keyifli bir eğlence olduğunu izah etmek. Gölden önce, ODTÜ Kayıkhane'de oturduğumuz süre içinde, balığını yemekten daha lezzetli bulduğu, kaydırak ve salıncaklardan kendini alamayan kızım, nice sonra sırtını döndüğünde gölü farkedebildi. Beraber göl kenarına inip, ana kız göle, bulabildiğimiz en büyük taşları atıp, olabilecek en fazla sesi çıkartmaya çalıştık. Sonrada, cup...

, clop..., cip..., artık su o taşa hangi sesi çıkartıyorsa o sesi taklit ettik. Bulabileceğimiz en büy
ük taşları aradık, bazen taş ararken, ıslak kumlara resim yapmaya daldık. Bayağı vakit geçirdik. Ama eğlenceye ve göle doyamadık. Daha sonra göl kenarında biraz yürüyüş yapalım dedik, ama kızımın aklı hala en büyük taşı göle atmakta kaldığı için, 10 metre bile yürüyemedik. Arabada eve dönerken hala cup,cup sesleri çıkartıyorduk. Sonuç... Suyun her halini seviyoruz. Ama büyük sulara taş atmasına bayılıyoruz. Bu su olayının deniz versiyonunu şimdiden iple çekiyorum...
5 yorum:
Yaz geliyor suyun dayanılmaz hafifliğine kapılmamak elde değil.Ne iyi yapmışsınız..
Defne gole tas atmaya bayiliyor. Biraksam herhalde butun gun kendini o sekilde oyalayabilir. :-)
Ben de birkac gun sonra Antalya'da denize tas atacagi anlari iple cekiyorum. :-)
Ben de diger bloglarin yaptiklarini yapmaya calisiyorum. Harikasiniz!!!
Canım benim; fotoğraftakini önce İstanbul'da bir deniz kenarı zannettim. Hatta 'ne kadar da yosunluymuş deniz' dedim. Ama okuyunca meğerse, Ankara'da ki 'Eymir Gölü'ymüş. Şaşırdım doğrusu...
Uzun zaman oldu oraya gitmeyeli. Sanırım en son 1998 yılında gitmiştim...
En kısa sürede gitmek lazım...
Kizin ile oglum yasit gordugum kadariyla Ilkaycigim. Buyuyorum-Egleniyorum-Egleniyorum 'dan senin sayende yeni haberdar oldum. Bundan sonra uygulamaya calisacagim ben de.
Biz Mete'yi denize goturduk bir kac hafta once. Mete'nin denizle karsilasmasi pek eglenceli degildi. Suyu cok sevmesine ragmen dalgalarin uzerine gelmesinden hic hoslanmadi. Bir dahaki sefere once uzaginda oturup seyrettireyim diyorum. Agirdan almak lazim..
Pelin: Ne diyorsun bırak kızı benim içim cıvıl cıvıl. Bütün yazı suda geçirmek istiyorum.
Esra: Süper bir eğlence oldu bizim için. Aklımıza düşürdüğün için teşekkürler. Bu arada, takibi imkansız seyahatlerin, imrendirme sınırında. Ben temmuza kadar nasıl bekliyeceğim, Çeşme veya antalya'da olmayı. Ama bu sene eşime bir süprizim daha var o yüzden sessizliğimi bu deniz meselesinde koruyorum. Bir arkadaşımızın Denizköy isimli bir sahil köyündeki evine gideceğiz. İşte bakın oradan ne aktivitelerle dönerim ben. Hem köy hem sahil. Yeni anılarını merakla bekleyeceğiz:)
Ebrucum: Ah canım ya ben yazıma Eğmir yazmışım adını senin yorumunu okur okumaz düzelttim. 1998 çok olmuş yahu. Ama inan hiç değişmemiş. İnsanlarıntürüde çok etkilenmemiş. Bayılıyorum oraya iki kadeh bir şişe şarapla yan gelip güneşin batışını izlemeye gelenlerin keyfine. Bencede gitmeli Odtü bağ evi bence güzel bir kaçamak olur:) Bakarsın orada buluşuruz ne dersin...
Fulya: Evet ben zaten bu lilypie.com u senden görüp yapıştırdım. Hatta oğlunla kızımın arasının bu kadar az olması çok hoş. Sanırım senin iki oğlun bu gidişle aynı burç olacak:)))
Bu arada benim kızımda ilk denize girişte o tuzlu tattan nefret etmişti. Bırak suyun kenarında oynayayım modeli bunlar galiba. Ne güzel bir şans her istediğinizde denize (sizinkisi okyanus oluyor galiba) girebilmek...
Yorum Gönder